Sevgililer Günü: Kutlamak mı, Hissettirmek mi?
- elifnur küçükkara

- 1 gün önce
- 2 dakikada okunur
Sevgililer Günü’nün kapitalist sistemin bir parçası olduğu gerçeğini inkâr etmek zor. Ama bunu kabul etmek, bu günü tamamen anlamsız kılmak zorunda da değil. İstersek, sevdiğimiz insanın yüzünde küçük bir gülümseme oluşturmak için de değerlendirebiliriz.
Bence işin güzel tarafı tam olarak burada başlıyor. Sevgililer Günü’nü bir zorunluluk gibi değil; keyif alınacak, hatıra biriktirilecek bir gün olarak görmek. Büyük planlarla, büyük hediyelerle ya da küçük görünen ama içi dolu anlarla… Hiç fark etmez. Asıl önemli olan, yapılan her şeyin içten gelmesi.

Ve şimdi, herkesin kendine göre uyarlayabileceği Sevgililer Günü önerilerine geçelim.
Kadınlar İçin Hediye Önerileri
Küçük ama anlamlı bir takı (doğal taş, minimal kolye, bileklik).
Kadınlar çantalara bayılırlar.
Çiçek hiç eskimeyen bir klasiktir.
El yazısıyla yazılmış kısa bir not veya mektup.
Birlikte çekilmiş bir fotoğrafın çerçeveli hâli.
Erkekler İçin Hediye Önerileri
Şık ama sade bir aksesuar (bileklik, saat, cüzdan).
İlgi alanına yönelik küçük bir detay (kitap, plak, ekipman).
Günlük hayatta kullanabileceği ama seni hatırlatacak bir parça.
Birlikte yaşanmış bir anıya gönderme yapan küçük bir hediye.
Kısa, net ama içten bir not.



Yorumlar